YAŞA(L)MAK
Hayata karışmayı pek beceremeyenlerdenim. Bugün tesadüfen "Past Lives" diye bir filme denk geldim. Filmi de baştan sona izleyemedim aslında. Sonlarına doğru TV başına geçince final kısmını izleyebildim. Acıya, zorluklara rağmen kurulan, inadına hayatın bir parçası olan, hayattan payını koparırcasına alan bir karakter gördüm filmde. Öyle sanıyorum ki ben hayata karışamamanın pişmanlığını ileri yaşlarda fazlaca taşıyacağım. Öyle olacak, eminim..... Bunun suçlusu olarak görmüyorum kendimi. Şartlar böyle gerektirdi bir bakıma. Ya da belki de şartları ben bahane ettim her şeye. Öylemi, böyle mi derken de dünya kredisinin önemli bir bölümünü bitirdim zaten. Karakter olarak insanlardan bir şey beklemek, medet ummak hiç bana göre şeyler degil. En ufak bir şeyde gemileri yakan, bağları çabucak koparıp atan, arkama bakmadan giden bir tipim ben. Ondan yalnız kaldım zaten :))) Ama şimdi duygusal bağlar kurma ...